İngiltere’de Konaklama Seçenekleri ve Kalacak Yer Bulma

İngiltere’ye geldiğinizden itibaren en temel meseleniz kalacak yerdir. İlk zamanlar genelde geçici ve mümkünse uygun fiyatlı bir yerde kalırsınız. Sonra bütçenize ve tek başınıza ya da aile olup olmadığınıza göre kendinize bir oda, daire ya da ev kiralarsınız.

Eğer burda arkadaşlarınız ya da akrabalarınız yoksa bu konuda tek başınasınız demektir. Oldukça zahmetli iştir fakat yine de birçok açıdan Türkiye’ye kıyasla daha kolaydır. Ama sabırlı olmanızı tavsiye ederim zira İngiltere’de özellikle de Londra’da oda, daire ve ev bulmak engelli koşu gibidir. Seviye atlayarak ilerlersiniz.

Diğer bir tavsiyem ise beklentilerinizi çok yüksek tutmamanız yönünde. İngiltere ve özellikle de Londra’da barınma çok pahalıdır. Küçücük bir yere dünyanın parasını ödersiniz ve çuvalla para ödediğiniz yer Türkiye’ye kıyasla daha az konforlu ve daha eskidir. Bunu şimdiden kabullenmek daha gerçekçi bir yaklaşım olur. İngiltere’de evler ve binalar genelde eskidir. Ev sahipleri tadilat yapmaya pek yanaşmaz çünkü hem masraf hem de resmi işlemleri çoktur. Bu işler yavaş ilerler.

Onun için ilk etapta hedefiniz başınızı sokacak bir yer bulmak. Sonra zamanla şehri tanıdıkça ve maddi imkanlarınız iyileştikçe siz de kaldığınız yerin şartlarını aşama aşama iyileştirirsiniz. İlk hedefiniz başınızı sokacak bir yer bulup okulunuza veya işinize odaklanmanız.

En çok zorlayan kısım bütçe kısmıdır zira İngiltere’de ve özellikle de Londra’da barınmanın maliyeti çok yüksektir. Burda bir odaya verdiğiniz aylık kirayı Türkiye’de birçok insan aylık maaş olarak bile alamaz. Hem sterlinin değerli olması hem de bundan bağımsız olarak Londra’nın Avrupa’nın ve hatta dünyanın en pahalı başkentleri arasında yer alıyor olması durumu iyice vahim yani pahalı bir hale getirir.

Kalacağınız yerin kirası evde kaç oda olduğu ve evi kaç kişi ile paylaştığınız, merkezi olup olmama, evin kafe-bar gibi sosyal ortamlara olan uzaklığı, manzarasının olup olmadığı, ulaşımın kolaylığı-zorluğu, evin lokasyonu, ev içerisindeki internet, mutfak, jakuzi gibi fiziki imkanların yanı sıra sigara içilebilir olması ya da evcil hayvanın kabul edilebilir olması gibi faktörlere göre değişir.

Peki kalacağınız bu yerleri nerden bulacaksınız? Hangi web sitelerini kullanmalısınız? İngiltere’de emlakçılar nasıldır? Oda, daire, ev kiralarken nelere dikkat etmelisiniz?

Bu yazımda İngiltere’de kalacak yer bulmayı kapsamlı bir yaklaşımla ele alıyorum.

İlk Önce İlk Birkaç Hafta İçin Kalacak Bir Yer Bulmalı

İlk başlarda hemen oda, daire ve hatta ev kiralamak risklidir. Riskli olmasının yanında özellikle ev kiralamak pek mümkün de değildir. Daire ve ev kiralamak kredi skoru ve hatırı sayılır miktarda para gerektirir. İngiltere’de daireye apartment derler. Bizde birkaç katlı binalara apartman denirken burda tek bir daireye apartment denir. Bu ayrıma dikkat etmek gerekir.

Hostel

İlk zamanlarda kalacak yer için birkaç seçeneğiniz var. Bunlardan birincisi bir Hostel’de kalmak. İlk 1-2 hafta için düşünülebilir bir seçenek. Pasaportunuzu gösterip günlük oda parasını ödediğiniz sürece başka birşeye ihtiyacınız olmaz. Londra’da oldukça fazla hostel var. Bunlar hosteline göre 4-6-8-12 kişilik odalardan oluşuyor. Yani her hostelde 4-6-8-12 kişilik odalar mevcut. Hostelde tek kişilik oda pek olmaz, eğer öyle birşey arıyorsanız otellerde kalabilirsiniz fakat Londra’da en dandik otel bile oldukça pahalıdır.

Hostellerde genelde kahvaltı olur ve dünyanın her tarafından insan buralarda kalır. Birden fazla kişiyle kızlı-erkekli olarak aynı odada kalırsınız. Odalarda banyo-tuvalet olur, koridorlarda da olur. Genelde çok güvenlidir, kolay kolay sorun yaşamazsınız. İngiltere’nin genelinde ve Londra’da kızlı-erkekli aynı odalarda kalıyor olduğunuz için ortam çok rahattır. Aynı odalarda kaldığınız kadınların rahatlığı ve sere serpe halleri sizi şaşırtır.

Güvenli dedim, değerli eşyalarınızı nereye koyabileceğinizi soracaksınız, güzel soru. Hostellerde yatakların altında kafesler olur ve onların kilit yerleri olur. Padlock denen kilitlerden ister kendiniz alıp seyahetlerinizde yanınızda taşıyıp hostele gittiğinizde backpack ya da bavulunuzu bu kafeslere kilitlemekte kullanabilirsiniz. İsterseniz de hemen her hostelde satılan bu padlock dediğimiz kilitlerden oraya gidince alıp kullanabilirsiniz.

Bu kafeslerin dışında hostelde birde bavullarınızı koyabileceğiniz bir alan bulunur. Hostele gittiğinizde odanın boşalmasını beklerken ya da hostelden artık ayrılıp checkout yapıp sonra birkaç saatlik işlerinizi görmek üzere dışarı çıktığınızda vs. eşyalarınızı buraya koyarsınız. İşiniz bitince alırsınız. Bu alanlar kilitlidir ve buralara hostel görevlileri göz kulak olur.

Hostellerde kalmanın birçok artısı vardır. Dünyayı dolaşan veya sizin gibi İngiltere’ye yerleşmeye çalışan bir sürü insanla tanışırsınız. Bu tanışıklıkların bir kısmı arkadaşlığa dönüşür. Kalacak yer için en ucuz seçenektir. Merkezi bir hostelde kalırsanız her yere ulaşımı kolaydır. Bilinen bir hostelde kalırsanız oldukça güvenlidir ve hastalanmak gibi başınıza birşey gelirse etrafınızda size en azından neyin var diyecek bir sürü insan vardır.

Eğer popüler ve güzel bir hostelde kalıyorsanız sürekli parti, pub crawl, langırt, meeting, sinema günü, ücretsiz akşam yemeği etkinliği vs. gibi bir sürü sosyal etkinlik olur ve oldukça eğlencelidir.

Çoğu hostelde mutfak bulunur ve yiyeceklerinizi koyabileceğiniz koca koca dolaplar vardır. Herkes kendi yiyeceğini bir torbaya koyar ve ismini yazar. Genelde kimse yemek çalmaz. Mesela ben uzun süre hostelde kaldım, bir kere bile böyle birşeye denk gelmedim. Genelde de hostelden arkadaşlarla birlikte yemek yapar birlikte yerdik, çok ta güzel olurdu.

Hostelde kalmanın eksileri ise örneğin temizlik konusunda aşırı derecede titiz biriyseniz hostel size göre değildir. Hosteller genelde temizdir ama eviniz ya da 3-4-5 yıldızlı oteller kadar temiz olmaz. Bazı popüler hosteller kalabalıktır. Çok gelen giden olduğu için birşeye konsantre olup çalışmak vs. zordur. Zaten kısa süreli kalmaya yönelik yerler olduğu için bir çalışma ortamı sunmazlar, en fazla lobi ya da genel alanlarda takılırsınız.

Hostelde kalmak çok çok eğlencelidir. Mutlaka denemelisiniz. Hostelworld.com sitesinden hostel seçip yorumlara ve oda seçeneklerine bakabilirsiniz. Beğendiğiniz hostelde yer ayırtıp ödemeni online yapabilirsiniz.

Airbnb

Airbnb son birkaç yılın popüler ev paylaşım sitesi. Londra’nın her yerinde her bütçeye göre, her türlü kalacak yeri bulabilirsiniz. Bazı yerler tek göz bir oda iken bazıları koca evdir. Bazıları çok sıradan iken bazıları 5 yıldızlı otellerin konforu ile yarışır. Bu tamamen sizin bütçenize ve airbnb yerini kimin işletip kiraya verdiğine göre değişir.

Londra için AirBnb fiyatları kalınabilecek bir yer için gecelik 25-30 sterlinden başlar ve kalınacak yerin bulunduğu lokasyon ve konforuna göre 45-50-60 sterline kadar çıkar. Gecelik 60-70 sterlinden sonrası artık lüks ya da çok merkezi yerlerdir.

Ben Londra’ya ilk gittiğimde ara sıra favori hostelim olan Dictionary Hostel’de ara sıra da airbnb‘den kiraladığım yerlerde kalıyordum. Hostel’den sıkılınca ya da biraz daha rahat edeyim dediğimde airbnb’den bir yer kiralayıp birkaç günlüğüne oraya geçiyordum. Sonra airbnb yerinden sıkılınca ya da bütçemi aşınca hostele geri dönüyordum. Kendi dairemi kiralayana kadar aylarca hostel ve airbnb yerlerinde kaldım. Hem çok keyifli oldu, hem bir sürü yeni insanla tanıştım hem de farklı bölgelerde kaldığım için birkaç hafta gibi kısa bir sürede Londra’nın bir kısmını iyice öğrenme şansım oldu.

Airbnb yerleri genelde güvenlidir. Bu güven İngiltere’nin güvenli bir ülke olmasından kaynaklanır. Airbnb sitesinde ya da mobil uygulamasını kullanarak bütçenize ve isteklerinize hitap eden bir yer bulup birkaç gün ya da birkaç hafta kalabilirsiniz. O sırada da hem şehri gezip hem de daha kalıcı bir yere geçmek üzere araştırma ve planlar yapabilirsiniz.

Airbnb‘den kiraladığınız yerler çok çeşitlilik arzeder. Londra’da airbnb’de her yeri ama her yeri kiralıyorlar. Öyleki kanallardaki teknelerde bir gece geçirmen bile mümkün. İnsanlar 1 hafta tatile gidiyor ve o sırada evlerini airbnb’den kiraya veriyorlar. Hatta bazen parası biten ya da biraz para biriktirmek isteyen insanlar bir süreliğine bir arkadaşlarına misafir gidip ya da kız-erkek arkadaşlarında kalıp kendi yerlerini airbnb’den kiralıyorlar.

Bu şehirdeki oda-daire-ev kiralama fiyatları o kadar çılgınki insanlar hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar.

Ayrıca İngiltere ya da dünyanın diğer bölgelerinde çok lüks şato ya da kalelerin bile airbnb’de kiralandığını biliyorum. Arkadaşlarımdan her yıl İskoçya’daki değişik bir şatoyu airbnb’den 20 kişi kiralayıp birkaç gün şatonun ve etrafındaki doğal güzelliğin tadını çıkaranlar var.

Airbnb‘de mantık paylaşımlı yerler kiralamak üzerinedir. Size ait bir odanız olur ama evi paylaşırsınız. Eğer bu oda ensuite diye geçiyorsa evi paylaşırsınız fakat odanın içinde banyo ve tuvalet olduğu için banyo ve tuvaleti paylaşmazsınız. Bu da size biraz daha fazla rahatlık sağlar. Ama eğer oda ensuite değilse aynı evdeki diğer kişilerle evi paylaştığınız için oda senin bile olsa evin ortak banyo ve tuvaletini kullanırsınız.

Airbnb bu konuda taviz vermiyor. Yani airbnb’de ayrı banyo ve tuvalet seçeneği yok, böyle bir seçenekle arama yapamıyorsun. Sadece evde kaç banyo ve kaç tuvalet olduğu yazılabiliyor. Bir de odanın ensuite yani odaya ait sadece sizin kullandığınız banyo ve tuvalet olup olmadığı yazılabiliyor. Airbnb bunu sitenin felsefesine en uygun uygulama olarak açıklıyor. Eğer biz ayrı banyo ve tuvalet olmasına göre arama seçeneği koyarsak başka benzer arama seçenekleri de koymamız gerekir ve bu da artık bir yerden sonra ev paylaşma konseptinden çıkar diye açıklıyor.

Airbnb kaydınızı şurayı tıklayarak yaptırıp her bölgede kalacak yer bulup ödemesini online yapabilirsiniz. Eğer AirBnb kaydını burda verdiğim linklerden yaptırırsanız AirBnb’den ayarlayıp kaldığınız ilk yerde 25 sterlin veya daha fazla indirim kazanacaksınız.

Otel

Londra’da otelde kalmak diğer seçeneklere göre oldukça pahalıdır ama yine de sizin bütçenize uygun bir otel mutlaka vardır zira Londra büyük bir şehir.

Ayrıca hostelde kalmak, oda kiralamak, ev arkadaşı olmak gibi şeyler herkese hitap etmeyebilir. Bir de birkaç gün bir yerde kalıp sonra kendi yerime taşınacağım ve o sırada otelde kalsam daha iyi olur diyorsanız bu durumda otel iyi bir seçenektir.

Ayrıca AirBnb’de iyi yerlerin fiyatına otelde de kalınabiliyor. Mesela AirBnb’de kalacağınız yere gecelik 70-80 sterlin verebilecek bütçeye sahipseniz bu durumda bu bütçeyi otelde kalmaya da ayırabilirsiniz.

Otelde kalmanın AirBnb’ye göre en temel avantajlarından biri otelin adresinin ve dolayısıyla tam yerinin en baştan belli olmasıdır. Ayrıca oteller yıldız ve diğer sınıflandırma kriterlerine göre üç aşağı beş yukarı aynı kalitede olurken AirBnb’de bu her zaman mümkün değil. Bunun nedeni otel hizmeti ile AirBnb’nin birbirinden tamamen farklı konaklama seçenekleri olması.

Londra hotelleri için booking.com sitesinden faydalanabilirsiniz. Her bütçeye göre ve tüm bölgelere göre detaylı arama yapmak ve rezervasyon yaptırmak mümkün.

Artık Kendi Odama Çıkma Zamanı Geldi, SpareRoom Candır

Hostel, Airbnb, akraba yanı, arkadaş evi vs. gibi bir yerde birkaç hafta hatta birkaç ayını geçirdiniz ama artık kendi odan olsun istiyorsunuz. Haklısınız da. Bir süre sonra düzeninizi kurup işinize gücünüze ve sosyal hayatınıza daha bir yerleşik hayata geçmiş olarak devam etmek isteyeceksiniz.

Bu Yazı da Hoşunuza Gider ===>  İngiltere'de Yaşamak ve Çalışmak İçin Ne Yapmalıyım?

İngiltere’de odalarda kalmak çok popüler ve adeta bu ülkenin en temel ve en yaygın barınma seçeneği. Bunu sadece sizin gibi dışardan gelenlere özgü sanmayın. Büyük şehirlerde yaşayan çoğu İngiliz’in daire ya da ev tutacak maddi imkanı yoktur. Onlar da sizin gibi bir oda kiralar ve orda kalır.

Oda kiraladığınızda bir evde bir oda sizin olur. Evin diğer alanlarını ortak kullanırsınız. Örneğin 3 ya da 4 odalı bir evin bir odasını kiraladınız. Bu durumda sadece o oda sana aittir. Evin salonu varsa salonu herkes ortak kullanır. Tuvalet ve banyo ortaktır. Mutfak yine ortaktır ve herkes yemeğini ortak mutfakta yapar.

Bu nasıl oluyor diyeceksin. Yani bir oda kiralıyorsunuz ve tanımadığınız kişilerle bir evi paylaşıyorsunuz. Bu durum İngiltere’de ve aslında Avrupa’da böyle. Burda hiç tanımadığınız insanlarla aynı evi paylaşabilirsiniz. Elbette zamanla tanışırsınız ve hatta arkadaş bile olabilirsiniz. Ama İngiltere’de oda kiralamak için odanın bulunduğu evdekileri önceden tanıman gerekmiyor. İnternetten, tanıdık vasıtası ile, emlakçıdan, kafelerdeki ilanlardan, okulundaki ya da işyerindeki ilanlardan bir oda bulup kirasını verip hemen taşınabilirsiniz.

Bu durumu o evde kalanlar yadırgamaz. Herkes böyle yaşadığı için durum uzun yıllar önce normalleşmiştir.

Peki odayı nerden bulacaksınız? İngiltere’nin en çok kullanılan oda bulma sitesi SpareRoom isimli site. Mükemmel ev arkadaşını bul sloganıyla yola çıkmış olan bu site İngiltere genelinde yaygın olarak kullanılmakta.

Önce bir profil oluşturuyorsunuz. Profilini oluşturduktan sonra bir ad yani ilan vermeniz lazım, yoksa sadece profille sizi kimse bulamaz. Bunu sitedeki Place ad linkini tıklayarak yapabilirsiniz.

İlan verirken aradığınız odanın kriterlerini belirliyorsunuz ve ilanınızı veriyorsunuz. Sonra sitede oda kiraya verenler sizi buluyor ya da siz odasını kiralayanları bulup mesajlaşabiliyorsunuz.

Site ücretsiz. Sadece yeni ilanlara hemen talip olamıyorsunuz. Bir hafta geçmesi gerekiyor. Bunu aşmak için sitenin early bird seçeneği var ve ücretli. Aylık 10 sterlin gibi bir ücretle istediğiniz ilana istediğiniz zaman talip olup oda sahibine istediğiniz zaman mesaj atabiliyorsunuz.

Çoğu insan sitenin ücretsiz versiyonu ile oda bulur. Ama eğer çok sevdiğiniz ve mutlaka kiralamak istediğiniz bir oda varsa ve henüz early bird’de ise yani ilan yayınlanalı 1 hafta olmadı ise bu durumda early bird access üyeliği satın alıp odayı hemen kapabilirsiniz. Londra’da odalar çok çabuk kapılır. Bir oda iyi ise, bulunduğu ev temiz ise, insanlar ve yeri iyi ise 1 günde bile tutulur, birkaç güne bile kalmaz. Londra’da odalara olan talep te adeta bir çılgınlık seviyesindedir.

Siteye cep telefonunu bırakabiliyorsunuz. Bu durumda isterseniz oda sahipleri sizi arayabiliyor ya da SMS yollayabiliyorlar. Aynı şekilde siz de onlara cep telefonlarından ya da SMS ile ulaşabiliyorsunuz.

Sitenin mobil uygulaması da var.

Bunların yanında sitenin 2 güzel uygulaması daha var. Birincisi buddy up yani birlikte eve çıkma. Sizin gibi oda arayan ama henüz bulamamış kişiler ve sen buddy up uygundur seçeneğini seçiyor ve buddy yani ev arkadaşı arayanları listeliyorsunuz. Sonra mesajlaşarak birlikte bir ev bulup odalarını paylaşabiliyorsunuz.

Diğer güzel uygulaması ise speed flatmating adı verilen şey. SpareRoom ara sıra mesela ayda bir ev arkadaşı bulma buluşmaları düzenliyor. İngiltere’nin büyük şehirlerinde olan bu buluşmalar merkezi bir yerde bir kafede, pubda ya da restoranda oluyor. İnsanlar oraya gidip hem sosyalleşiyor hem de birlikte eve çıkabilecekleri birileri ile tanışma imkanı buluyorlar.

İngiltere’de birçok insan odasını ya da oda arkadaşını SpareRoom sitesinden buluyor.

Siteden bulduğunuz odaya oda sahibi ile randevulaşıp gidip görüyorsunuz ve beğenirseniz tutuyorsunuz. Oda tutarken mutlaka tenancy contract yani kira kontratı yapın ve yaptığınız tüm ödemeler için belge al. Örneğin deposit yani güvence bedeli verdiyseniz deposit contract alın ve yaptığınız ödemenin deposit contract’ta yazdığına dikkat edin. Odayı kiralayınca kontrat yapın ve kira ödemelerini kontratta yazan banka hesabına yapın.

Her sitede olduğu gibi bu sitede de üçkağıtçılar var, yok değil. Fakat site yönetimi bunları engellemek için özenli çalışıyor. Şikayetleri değerlendirip hızlı aksiyon alıyor. Oda bakmaya gittiğinizde dikkat et, sağa sola dikkatli bakın. Odayı kiralayınca odada olan eşyaları kontrata yazdıklarından emin olun, fotoğraf çekin. Genelde sorun çıkmaz ama temkinli olmak iyidir.

Oda kiraladığınızda genelde kadın-erkek ayrımı ve millet ayrımı olmaz. İngiltere’de kadın-erkek ve her milletten insan aynı evi paylaşır. Herkes birbirinin özel alanına saygı duymak durumundadır ve duyar da. Dediğim gibi birbirini tanımadan-görmeden aynı evin odalarını kiralayan insanlar arkadaş olmak zorunda değil fakat ev arkadaşlığı zamanla arkadaşlığa da dönüşebilir. Bu sizin ve ev arkadaşlarınızın sosyal kabiliyetlerine ve biraz da şansa bağlı.

Oda fiyatları Londra’da 500-600 sterlinden başlar. Merkezi yerlerdeki düzgün odalar 700-800 civarındadır. 900-1000’e de oda vardır fakat ya çok merkezi ya da hem merkezi hem de lüks odalardır.

 

www.spareroom.co.uk

CouchSurfing Yaparak O Kadar Ülke Gezmiş Birisiniz, CouchSurfing’den Bir Yer Bulup Kalabileceğimizden Neden Bahsetmiyorsunuz?

Evet, ben CouchSurfing yaparak yani CouchSurfing sitesinden kalacak yer bularak Hindistan, İsrail, Filistin, İngiltere, Polonya, Fransa, İtalya, İspanya, Romanya vs. birçok ülkede birçok şehir gezdim. CouchSurfing ile gezerken de bir sürü insanla tanıştım ve bunların bir kısmı arkadaşlarım oldu.

Ayrıca CouchSurfing ile sadece gezmedim kendim misafir de ağırladım. İngiltere’ye taşınmadan önce İstanbul’da yaşadığım dönemde dünyanın dört bir yanından İstanbul’a gelenleri evimde misafir ettim. Bir sürü insanla tanışıp onlarla güzel vakit geçirdim. Misafir ettiğim insanların da bazıları arkadaşım oldu.

Şu anda dünyanın neresine gidersem gideyim mutlaka CouchSurfing’den ya bir tanıdık çıkıyor ya da CouchSurfing’den tanıdıklarım beni başka tanıdıklarına yönlendiriyor.

Peki bunu İngiltere’de yapamaz mısınız? Elbette yapabilirsiniz. Ben de yaptım. Londra’ya ilk geldiğimde 5 gün CouchSurfing’den tanıştığım bir İngiliz’in evinde kaldım. Beni çok iyi misafir etti. Kendi odam vardı. Ev temiz ve güvenli idi. Londra’nın Highgate gibi güzel bir bölgesinde idi ve evsahibim hem İngiltere ve hem de Londra ile ilgili çok değerli bilgiler verdi. Birlikte takılıp yemekler yaptık, Highgate’i keşfetme fırsatım oldu.

Burda Highgate diyip geçmeyeyim. Highgate, İngiltere’de çok ünlüler mezarlığının olduğu bölgedir ve büyük usta Karl Marx bu mezarlıkta yatar. Elbette ustanın mezarını da ziyaret ettim.

Bunu siz de yapabilirsiniz. Londra’da kiralar çok yüksek olduğu için insanlar genelde odalarını ve evlerini kiraya verip gelir elde etmeyi tercih eder. Küçücük bir yeri bile kimse boş bırakmaz, hemen kiraya verir.

Ama benim gibi CouchSurfing’de eskiyseniz ve profilinde birçok referansınız varsa ve/veya sitede evsahiplerine kalacak yer isteğinizi lisan-ı mülaimle gönderirseniz sizi misafir edecek birilerini bulabilirsiniz.

Bu sayede yeni insanlarla tanışıp yeni geldiğiniz bu ülke ya da şehri tanıma imkanı bulabilirsiniz. Kesinlikle denemeye değer.

Peki Oda Kiralarken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Öncelikle bunun maddi boyutuna bir bakalım. Her ne kadar ev değil de oda tutuyor olsanız bile bu depozito ödemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Bir de eğer odayı sahibinden değil de emlakçıdan kiralıyorsanız agency fee denen emlakçı ücreti de ödersiniz. Yani ilk hafta ya da ayın kirası, depozito ve varsa emlakçı ücreti ödemeniz gerekir.

Depozito bedeli 4-6 haftalık kiraya eş değer bir miktar olur. Eğer ki depozito öderseniz ki büyük ihtimalle ödersiniz bu durumda depozitoyu ödediğiniz ev sahibi ya da emlakçının o parayı deposit protection scheme yani depozit koruma merkezi isimli merkezin hesabına yatırdığından emin olun ve ilgili dekontu isteyin. Bu sizin yasal hakkınız. Bu, odayı kiraya veren kişinin yerine getirmesi gereken yasal bir zorunluluktur. Bu sayede o paraya dokunamaz ve siz odadan çıktığında depozitonuzu alırsınız. Eğer vermezlerse bu dekont ile hak iddia etme imkanınız olur.

Daire kiralamanın aksine oda kiralarken çok fazla belge istemezler. Ama yine de birkaç belge istenir. Bunlardan bazıları şunlardır;

  • Bunlardan bir tanesi kiracı olacağınız dönemin tamamını kapsayan vizenizin olduğu pasaportunuz olacaktır. Pasaportu almazlar, zaten öyle bir hakları da yok. Sadece gerekli sayfaları görmek isterler ya da fotokopisini isterler
  • Referans isteyebilirler. Bunun için eğer öğrenciyseniz okulun öğrenci işlerinden, çalışan biriyseniz iş vereninizden bu konuda yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz. Bunların dışında İngiltere’de uzun süredir yaşayan bir akraba ya da arkadaşınız varsa onlardan isteyebilirsiniz. Türkiye’deki eski ev sahibinizi de referans olarak gösterebilirsiniz, bazı durumlarda işe yarar. Bu ne alaka diye düşüneceksiniz; İngilizler bu konuda psikopat derecede tititzdir. Taa İngiltere’den Türkiye’deki ev sahibinizi İngilizce bilir mi bilmez mi demeden arayıp sizin hakkınızda sorular sorabilirler, örneklerini gördüm
  • Bir kira kontratı yaparlar ve imza etmenizi isterler, bunun İngilizcesi tenancy contract‘tır. İmzalamadan önce mutlaka okuyun ya da bir tanıdığınıza okutun. Sonradan seni zor durumda bırakacak birşey olmadığından emin olun ve ayrıca kira miktarının anlaştığınız miktar olarak yazıldığından emin olun

Bu oda kiralama işlemi öncesinde ve sonrasında bu belgelerin yanında dikkat etmeniz gereken başka şeyler de var. Bunlar basit ayrıntılar gibi görünseler de eğer dikkat etmezseniz ilerde sıkıntı olur. O yüzden temkinli olmakta fayda var.

Oda kiralarken odayı size kiraya verenden beklentileriniz ve istekleriniz şunlar olmalı;

  • Evdeki elektrik, gaz, su gibi tesisatların sağlam olması ve düzenli kontrol ediliyor olması. Ev sahibiniz bunların kontrol belgelerini size vermeli ya da göstermelidir. Bunu isteme hakkında sahipsiniz
  • Ev sahibinizin oda kiralama yetkisi olmalı ve sözleşme imzalayarak bunu resmiyete dökmeli
  • Bu sözleşmede içerik olarak; kira miktarı, ödeme yöntemi, kira süresi, evin içinde kullanabileceğiniz alanlar, ev sahibinin karşılamayı onayladığı hizmetler, ortak olarak ödenecek olan faturalar, ev kuralları (sigara, evcil hayvan, misafirler vs.) anahtarı kaybetme durumunda yapılması gerekenler ve evden ayrılmak istediğinizde ya da sizi evden çıkarmak istediklerinde uyulması gereken ihbar süresi, yani haber verme süresi

Bunlar evsahibi ya da odayı size kiralayan emlakçının uyması gereken kurallar. Peki sizin yükümlülükleriniz neler? Onları da yazayım;

  • Önceliklerinizi biraz gerçekçi olacak şekilde belirleyin. Sonuç olarak bir evde bir tane oda tutacaksınız
  • Evi görmeye giderken yanınızda bir refakatçi getirip getiremeyeceğinizi sorun. Onaylamazlarsa gideceğiniz yerin adresini yakınınızdaki birine söyleyin. Olacağından değil ama başınıza bir şey gelirse en azından birilerinin bir fikri olur
  • Odayı ve evdeki ortak kullanım alanlarını iyice görüp, ihtiyaçlarınızı karşılıyor mu iyice düşünün. Mesela öğrenciyseniz ders çalışabileceğiniz yeterli alan var mı? Örneğin kitaplarınızın tamamını alabilecek kitaplık koyulabilecek büyüklükte boş bir alan olmalı
  • Ev kurallarını sorun. (Evcil hayvan, sigara, misafir getirme vs.) Eğer kriterlerinize uymuyorsa başka bir yer bakmak daha iyi olur. Mesela astım hastasısınızdır ve ev sahibi hem sigara içiyor hem de kedi besliyor olabilir
  • Kira miktarı, ne kadar süre için ücretlendirme yapıldığı ve hangi yolla ödenmesi gerektiğini sorun
  • Oda kiralayanlar genelde council tax yani belediye vergisi ödemezler ama siz yine de ev sahibinden sözleşme sırasında bunu belirtmesini isteyin. Çünkü bazıları kiraya ufak bir miktar olsa da bu vergiyi yansıtıyor
  • Kiraya faturaların dahil edilip edilmediğini öğrenin. Dahil ediliyorsa eğer hangilerinin edildiğini, edilmeyenlerin nasıl ödeneceğini de öğrenin
  • Evdeki sigorta durumunu sorun. Kendi eşyalarınızı kendi sigortanızla güvence altına almanız istenebilir. Örneğin laptop bilgisayarınıza evde birşey olursa bu sigorta işe yarar. Neticede odada bir süre kalıp hem evin hem de muhitin güvenli olup olmadığını ve hem de evdekilerin güvenilir insanlar olup olmadığını anlamak biraz zaman alır. Bu zamana kadar temkinli bir yaklaşımla hareket etmek iyi olur
  • İngiltere’de anahtar çoğaltma işlemi bizdeki gibi gelişigüzel bir şekilde yapılmaz. Her ev anahtarının sadece bir tane sahibi vardır ve onların izni olmadan bu anahtar çoğaltılamaz. Kısacası anahtarınızı kaybetmeniz durumunda kimden yardım istemeniz gerektiğini öğrenin
  • Odaya taşınmadan önce mutlaka ama mutlaka odanın bir fotoğrafını çekin. Evden çıkarken bulduğunuz şekilde bırakmaya özen gösterin. Bu fotoğraf sayesinde olası tartışmaları kolayca sonlandırabilirsiniz. Ayrıca ilerde bir anlaşmazlık çıkıp mahkemelik olursanız bu fotoğraflar delil olarak kabul görür
  • Ev için yaptığınız ödemelerin makbuzlarını saklayın
  • Ev ile ilgili olan tüm kuralların imzalayacağınız sözleşmede yazdığından emin olun
Bu Yazı da Hoşunuza Gider ===>  İngiltere'de NINo - National Insurance Number Nasıl Alınır?

Tabii ki dikkat etmeniz gereken noktalar bunlarla sınırlı değil. Konu emlak piyasası olunca çakallar ve üçkağıtçılar da çok oluyor. Bunlar özellikle internet ortamında bol miktarda bulunur. Peki bunlardan korunmak için ne yapmak gerek? Onlardan da bahsedeyim;

  • Fiyata aldanmayın: İlk olarak bu çakallar sizi düşük fiyatla kandırmaya çalışır. Fiyat açıklamasının haftalık mı aylık mı olduğunu teyit edin. Baktınız aylık olarak da fiyat düşük geliyor, evi görmek isteyin. Bunu istediğinizde eğer size evi göstermeden depozito istenirse kesinlikle uzak durun
  • Aceleci davranmayın: Bazı evler vardır, bir şekilde sorunludur. Emlakçılar ya da evsahipleri kiracıya evin bu kötü yönünü göstermeden hızlı bir şekilde kiralama çabası içindedirler. Bunun için, sizden 1 saat sonra bakmaya gelecekler var ya da sabahki beyefendi çok beğenmişti burayı gibisinden sizi acele ettirmeye yönelik yaklaşımlarda bulunacaklardır. Bunların sizi -beğendiğim bu yer tutulabilir, acele edeyim- psikolojisine sokup acele ettirerek kandırmasına izin vermeyin
  • Aşırı detaya girenlere dikkat edin: Size o evi deyim yerindeyse “itelemek” için yalan söyleyeceklerdir. Haliyle yalan söylemek için de “gerçekçilik” katmak adına bin bir türlü hikaye uyduracaklardır. Evinin iş yerine çok uzak olduğu ve iş çıkışlarında hasta olan babaannesiniyle ilgilenip gün içinde hiç boş vakti olmadığından ötürü size evi gösteremeyeceği ve evin aynı fotoğraflardaki gibi olduğu bahanesini üretebilirler. Ayrıca size atacakları mesajlar da en az 3-4 paragraf uzunluğunda olacaktır. Evini gerçekten kiralamak isteyenler 1-2 cümle ile özetleyip uygun zamanlarını belirtirler. Onun için evle ilgili haddinden fazla detaya giren biri ile karşılaşırsanız şüpheyle yaklaşın ve iletişimi kesin

Kısacası ev bulma ve yerleşme işleri burda anlattığıma paralel olarak gerçekleşmekte. Sadece biraz sabırlı olup yüz yüze görüşmediğiniz insanlara herhangi bir anlaşma yapmadan para göndermemeye çok dikkat edin. Zaten Türkiye’de 1-2 kere ev arayışı içinde bulunduysanız olabilecekleri az-çok biliyorsunuzdur. Bu tecrübe İngiltere’de de işe yarar. Yabancı ülke ve bu insanlar güleryüzlü ve kibar gibi bir izlenime kapılıp boş bulunmamanız sizi kandırılmaktan koruyan bir yaklaşım olur.

Oda Kiralamak Hele de Kadın-Erkek ve Tanımadığın Birileri ile Aynı Evi Paylaşmak Bizim Kültürümüze Uymuyor! Buna Ne Diyorsunuz?

Oda paylaşmak deyince aklına çocukluğunuzda kardeşlerinizle yaşadığınız oda ya da üniversitenin ilk senesi kaldığınız yurttaki odanız gelmiş olabilir. Ancak İngiltere’de işler biraz farklı. İngiltere’de o da paylaşmak deyince bir evin sadece bir odasını kiralamak ve orda genelde daha önceden tanımadığın insanlarla aynı evi paylaşmak kastedilir. Bir düşünün öğrencilik yıllarınız geride kalmış, iş-güç sahibisiniz ve ailenden ayrı yaşıyorsunuz fakat oda kiralamak zorundasınız. İnsana tuhaf geliyor değil mi?

Çünkü yıllarca bunun hayalini kurarak okul okumuşsunuz, kendi kendine yetebilmek, her şeyi tek başına halledebilmek gibi amaçlarınız var. Oda kiralayarak aynı evi paylaşmak İngiltere’de bir yaşam tarzı. Her sosyo-ekonomik kesimden ve her yaştan insan için bir evin odalarını paylaşmak gayet normal görülüyor ve bu paylaşım çoğu zaman odayı kiraladığında evdeki kişileri önceden tanımadan oluyor.

Tabi ki bunun başlıca sebebi maddi. Fakat oda kiralayan insanlar kirayı tek başına karşılayabilecek olsalar bile yalnız kalmamak ve biraz olsun daha fazla para biriktirebilmek gibi muhtelif nedenlerle oda kiralayıp ev paylaşıyor. İngiltere’de bizim kültürümüzdeki gibi uzun süreli misafirlikler, sık sık gerçekleşen akraba ziyareti gibi unsurlar olmadığından misafir odası ve uzun misafirlik kavramı pek yok.

Böyle durumlarda evin ortak kullanım alanı olan salon kullanılıyor. Ev paylaşımı sayesinde fazladan olan oda ev sahibine ek gelir sağlıyor. Ayrıca Londra gibi büyük şehirlerde konut sıkıntısı olduğundan özellikle işlek noktalardaki dairelerde insanlar evlerini başka insanlarla paylaşıyor. Yani kısacası ev paylaşımının altında maddi sebeplerin yanı sıra yardımlaşma gibi bir motivasyon da var.

Hatta devletin de bu konuda ev sahiplerini teşviği söz konusu. Evinin odalarını kiraya verenlere vergi indirimi yaparak destek oluyor ve bu sayede onları teşvik ediyor. Devletin bunu yapmaktaki amacı paylaşım ekonomisini canlı tutup geliştirmek. Devlet sadece ev sahiplerini teşvik etmekle de kalmıyor kira ödeyen kişilere de kira yardımı yapıyor. İngiliz vatandaşı olmayanlar için bu kira yardımını almak biraz zorlu olsa da imkansız değil.

Peki evinizi hiç tanımadığınız bir yabancıya açmak nasıl bir duygu, yani nasıl oluyor bu iş? Bu evin temizliğini kim yapıyor? Evimi paylaşacağım insana nasıl güvenirim? ve benzeri bir çok soru akla geliyor.

Ev paylaşımı bizlerin İngilizler’e kıyasla biraz amatör kaldığı bir durum. Ancak bir kere gerçekleştirdiğiniz zaman getirisi çok.

Yazımın başında da belirttiğim gibi bu konuda en büyük yardımcınız yine internet. Yanına yerleşeceğiniz ya da yanınıza ev arkadaşı olarak alacağınız kişinin kullandığınız web sitesindeki profiline bakarak fikir sahibi olabilirsiniz. Bazı satır araları ilgili kişiye dair önemli ipuçları verir.

Bunun yanında yüzyüze görüşme ve ilk izlenimde de bir fikriniz olur.

Daha önce bir evin odasını kiralayarak tanımadığınız insanlarla oda paylaşmadıysanız bu durum zorlu ve size uymuyor gibi gözükse de aslında gayet kolay ve kişisel gelişiminiz açısından bir fırsattır. İngiltere’de evini paylaşacağınız kişi veya kişiler cinsiyet farkı olmadan her türlü milletten olabilir.

Sağlıklı bir ev arkadaşlığı yaşamak için nelere dikkat etmeniz gerektiğine dair kısa bir özet geçeyim.

Oda seçimi: Yüksek ihtimalle yerleşeceğiniz oda için pek bir seçeneğiniz olmayacak ama olur da aynı evde birden fazla oda seçebilme imkanınız varsa kararınızı iyi vermelisiniz. Kendinize uygun odayı kendi kriterlerinize göre seçebilirsiniz.

Mutfak kullanımı: Evde 3-4 kişi ya da daha fazla kişi yaşıyorsa mutfak her zaman biraz dağınık ve yoğun olacaktır. Bu yüzden mutfak kullanımı planını önceden yapıp bulaşık yıkama görevini düzenli bir şekilde paylaşın. Eğer evde bu konuda daha önceden bir düzen varsa onu evi çekip çeviren kişiye sorup öğrenin ve uymaya çalışın.

Temizlik ve Görev dağılımı: Yaşadığınız evi derli toplu görmek isteseniz fakat ev arkadaşlarınız hiç oralı olmazsa ne yaparsınız? Tabi ki kontrolü ele alırsınız. Onlara uygun bir şekilde derli toplu yaşamanın getirilerini ve pis bir evin yol açabileceği böceklenme gibi sorunları anlatıp uzlaşmaya davet edin. İngilizler bizim gibi temiz ve titiz insanlar değillerdir, hatta bu konuda eleştiriyi de hakederler.

Onlara biraz yol yordam göstererek onları da bu konuda en azından elinizden geldiğince teşvik edebilirsiniz. Merak etmeyin, İngilizler genelde uzlaşmacı insanlardır ve senin bu teklifini geri çevirmezler. Bir de herkes oda paylaşmaya alışkın olduğu için pek fazla sorun çıkmaz. Türkler’e özgü drama yaratma huyunu burda pek görmezsiniz. İnsanlar genelde işinde gücündedir. Herkes çok meşgul olduğu için ev arkadaşlarınızı zaten pek görmezsiniz.

Adil kullanım: Adil kullanım deyince aklınıza hemen internet faturası gelmesin. Fakat adil kullanım diyince akla ilk önce faturaların gelmesi normal. Yurtta ya da aile yanında yaşayıp sonradan kendi evinize çıkınca bir evin giderlerinin aslında ne kadar fazla olduğunu fark etmeye başlarız.

Aklımız başımıza gelir ve evi geçindiren anne-babamızı bir kez daha takdir ederiz. Aynı şey tabi ki İngiltere’deki hayatımız için de geçerli. Bir yerden sonra açık olan ışıkları kapatmak refleks haline gelmeye başlar. O yüzden evdeki su, elektrik, ısınma gibi faturası olan ortak tüketim kaynaklarını savurgan olmamakta fayda var.

Fikir ayrılıkları: Yazının başlarında da belirttiğim gibi ev arkadaşınız çok farklı kültürden bir insan olabilir. Hayat tarzlarınız uyuşmayabilir. Bunlar olabilecek şeyler. Böyle durumlarda yapılacak en iyi şey karşılıklı olarak anlayış göstermektir. Herhangi bir anlaşmazlık durumunda işi tatlıya bağlamanın en kolay yolu biraz sakinleşip tansiyonu yükseltmekten özenle kaçınmaktır.

İngilizler’in teşekkür etme ve özür dileme mefhumlarına ne kadar önem verdiğinden bahsetmiştim. Hata yapan siz ya da onlar, yapıcı olmaya çalışın ve eğer hatanız varsa özür dileyin. Onlar özür dilerse de artık sorunun çok üstünde durmayın. Özrü kabul eden bir yaklaşım içinde olun. Ev arkadaşlarınızla yaşayacağınız stres sosyal ve iş hayatınızı da olumsuz olarak etkileyeceğinden çatışmalı konulardan uzak durun.

İletişim: Diğerlerine oranla daha küçük bir sorun olarak görünse de ev arkadaşlarınızla iyi bir iletişim sağlayabiliyorsanız her türlü sorunun üstesinden gelmeniz kolaylaşır. Ev arkadaşları önceden anlaşıp birbirine biraz zaman ayırırsa, hem daha yakın bir arkadaşlık kurulmuş olur hem de iletişim ortamının oluşması sağlanmış olur. Birlikte yaşam bu sayede geliştirilir ve sorunlar çözülürken stressiz bir atmosfer yaratılmış olur.

Ev arkadaşlıklarında dikkat edilmesi gereken şeylerden bahsettim. Bu kısmı bir Roma atasözü ile bitireyim;

When in Rome do as the Romans do.

Yani Roma’daysan, Romalılar gibi davran. İngiltere’de ve özellikle de Londra’da iseniz burdaki yaşama ayak uydurup Londralılar gibi davranın.

Tamam Aynı Evi Paylaşmaya İkna Oldum. Ev Arkadaşı Arasam Nasıl Bulurum? Şu Speed Flatmating Olayını Biraz Açar Mısınız?

Ev arkadaşı bulmak üniversitede okurken çoğumuzun başından geçmiş olan bir süreçtir. Genelde arkadaş ortamından birileri ya da onların bir tanıdıkları eve alınır ve bu iş öylece çözülür. Fakat hiç bilmediğiniz ve henüz pek de arkadaşınızın olmadığı Londra’ya gittiğinizde ne yapacaksınız?

Bu Yazı da Hoşunuza Gider ===>  İngiltere'de Nasıl Bir Muhasebeci ile Çalışmalısınız?

Artık yetişkin sayılıp kendi paranızı kazanıyor olmanız tek başına yaşayacağınız anlamına gelmiyor maalesef, özellikle de Londra’da. Londra gibi dünyanın en pahalı şehirlerinden birinde tek başına kira ödemek biraz zor.

Sizin gibi ev arkadaşı arama durumunda olan çok fazla insan var ve bu insanlar ev arkadaşı bulmak için bu konuya çözüm bulan internet sitelerini ve mobil uygulamaları kullanıyorlar.

Yazımın diğer kısımlarında SpareRoom sitesinden bahsetmiştim ve bu sitenin ev arkadaşı bulmak üzere speed flatmating olarak adlandırdığı toplantılar organize ettiğine değinmiştim.

İşte SpareRoom bunu hem SpareRoom sitesinde hem de speedflatmating.co.uk adresindeki ayrı bir sitede de yapıyor.

Düzenli olarak buluşmalar ayarlanıyor ve ev ya da ev arkadaşı arayan insanlar bu buluşmalarda bir araya gelip yüz yüze tanışıp konuşma imkanları oluyor.

İnternette sadece profil inceleyerek ev arkadaşı bulmak yerine sosyal ortamları daha çok seven ve ayak uydurabilen özgüveni yüksek insanlarla tanışmak güzel bir imkan.

www.speedflatmating.co.uk

Ve Artık Bir Daire ya da Ev Tutma Zamanı. Zoopla, RightMove ve OpenRent

Zoopla

İngiltere’de ev kiralamak için en çok kullanılan birkaç site var. Bunlardan biri Zoopla. Ben de hostel, airbnb, kendi odam sırasını takip ettikten sonra Zoopla.com sitesinden bir daire bulup kiraladım ve taşındım. Oldukça da memnunum.

Kiraladığım daire merkezi bir yerde ve hem binanın hem de dairenin durumu çok iyi. Muhiti de çok seviyorum.

Bir emlak sitesi olan Zoopla ev satın alma, daire kiralama gibi seçeneklerin yanı sıra ev arkadaşı arayanların ilanlarını da göstermekte. Ev tutarken aradığınız tüm kriterleri (bahçe, laminant parke, güneş gören cephe vs) seçip arama yapabiliyorsunuz.

Sitenin arayüzü ve mobil uygulaması oldukça kullanışlı. Oda, ev kiralama ya da ev satınalma için kullanılan bir site.

www.zoopla.co.uk

 

RightMove

RightMove sitesi de Zoopla gibi bir site. Zoopla’nın rakiplerinden. Ev ve ev arkadaşı arayan kullanıcıların yanı sıra, öğrenci evi, yurt ve odalarını sadece öğrencilere kiralayan pansiyonlar gibi seçeneklerin de bulunduğu bu site İngiltere’de yaygın olarak kullanılmakta. Bunların dışında yaşamak istediğiniz bölgedeki emlakçılara da bu site üzerinden ulaşabilmektesiniz. RightMove sitesine de bir göz atmakta ve denemekte fayda var.

www.rightmove.co.uk

OpenRent

2012 yılında kurulan OpenRent İngiltere’nin en büyük emlak sitelerinden biri haline geldi. Benim tavsiye edebileceğim bir ev kiralama servisi.

Sahibinden verilen tüm emlak ilanlarını daha adil, sitede yayınlanan ilanları ucuz ve anlaşılabilir yapmayı hedefleyen bir site. Bünyesinde Right Move ve Zoopla’dan da bir çok ilan bulunduruyor ve kiracı ve ev sahiplerini direk buluşturması ile de öne çıkıyor.

Sitenin diğer sitelerden en büyük farkı satılık ilanlara yer vermemesi. Sadece evini kiraya veren ev sahipleri ve kiralık ev arayan kişilere yer veriyor. Yani daire veya ev kiralamaya odaklanmış bir site diyebilirim.

Sitede arama yaparken birçok kriteri seçebiliyorsunuz ve kullanımı ücretsiz. Ücret alınan tek yer eğer kiraladığınız yere birkaç arkadaş taşınacaksanız kişi başı bir kontrat düzenleme ücreti alıyor, o da 20 sterlin civarında.

OpenRent sitede ilan veren evsahiplerinden ilk seferde ücret almıyor. Bunun yanında sonraki seferlerde ise makul ücretler alıyor. Bu yüzden evsahipleri kendileri fazla masraf etmediği için ve işleri bu sitede biraz daha kolay olduğu için depozito ya da belki de kirada biraz esnek olabiliyorlar. Bu yüzden OpenRent’i denemekte fayda var.

www.openrent.co.uk

Kiradan Tasarruf Etmek İçin Londra Dışında Yaşayıp Londra’daki İşime Trenle Gelip-Gitme İşine Ne Diyorsunuz?

İngiltere’de büyük şehirler ve özellikle de başkent Londra’da yaşam her açıdan pahalı. Londra bu konuda dünyanın diğer başkentleri ile yarışır durumda ve ilk sıraları kimseye kaptıracak gibi de görünmüyor malesef.

Bu durum özellikle ev kiralarında kendini gösteriyor. Hatta en büyük masraf kalemi barınma desem yanlış olmaz. Özellikle İngilizler’in tube dediği bizim metro dediğimiz ulaşım ağının Zone 1, Zone 2 ve hatta Zone 3’e kadar olan dairsel alan merkezi yerler olarak kabul ediliyor ve bu bölgelerde kiralar yüksek.

Birçok insan bu kiraları karşılayamıyor ve ya oda kiralayıp bir göz bir odada yaşıyor ya da daha geniş bir yerde ailesi ile de yaşayabileceği daha geniş bir yer arayışına giriyor. Öyleki Londra’da merkezi bir yerde bir daireye 1200-1500 sterlin kira öderken bu paraya şehrin biraz daha dışında bir yerde koca bir viktorya stili 2 katlı İngiliz evi kiralayabiliyorsunuz. Üstelik bahçesi de oluyor. Aradaki yaşam kalitesi farkını siz hesap edin.

Bunu yapmak İngiltere’de de oldukça popüler. Özellikle çalışan kesim ve öğrenciler şehir merkezinin dışında yaşar ve her gün belli bir mesafeyi kat edip işe veya okula gider. Bu durumun maddi olarak size bir katkısı olabilir fakat biraz tasarruf etmek için göze almanız gereken şeyler de mevcut. Yazımın bu kısmında biraz bunlardan bahsedeceğim;

Ekstra masraf çıkar. Londra’daki ulaşım ağında indirimlerden ve kolaylıklardan faydalanmak için Oyster kart kullanılır. Bizdeki Akbil, İstanbul Kart, Kentkart, vs. gibi. Eğer kartın örneğin Londra’da Zone 1-2-3’ü kapsıyorsa diğer uzak bölgelere gittiğinde ekstra ücret ödemek durumundasınız. Ya da o bölgeleri de kapsayan Oyster kart ya da Railcard alacaksınız. Bu da ekstra ücret ödemek yani ekstra maliyet anlamına gelir. Hatta şehir dışında yaşayan İngilizler -tüm param trene ve otobüse gidiyor- diye çok yakınırlar.

Eş-dost-arkadaşların size gelmesi biraz zorlaşır. Hem tarif etmen hem de normalden erkenden yola çıkmaları gerekir. Fakat yine de çok dert olmaz zira seven eş-dost-arkadaş siz fizanda da olsanız sizi ziyarete gelir. Arkadaşınım diyorsa mesafeyi bahane etmemelidir.

İşten yorgun çıktıysanız uzak olan evinize gitmek gözünüzde büyür. İş yorgunluğu bir de yol yorgunluğu derken eve yorgun gelirsiniz. Bu durumda yapılacak en güzel şey yolda sizi oyalayacak kitap, film, müzik, oyun vs. gibi birşeylerle oyalanmaktır.

Sosyal hayatınızı aktif tutmak ayrı bir sıkıntı olur. Hafta sonları işe gitmeseniz bile bir arkadaşınızın doğum günü olur, bir kutlama olur vs. derken yine o uzun yolu çekip merkeze gitmek zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca yaşadığınız bölgedeki barlar şehir merkezine oranla çok daha erken saatlerde kapanır. Buralarda sosyalleşme imkanı şehir merkezine göre daha azdır.

Sabah erken uyanma konusunda sorunları olan biriyseniz sabah erkenden kalkıp o kadar yolu tepmek zor olur. Uykunuzdan biraz feragat edersiniz ve bunun için de erken yatmanız gerekir. Neyseki İngiltere’de trenler hem çok güvenli hem de rahattır, yolda rahatça uyuyabilirsiniz.

Sadece şehir dışında yaşamanın mı kötü yanları var peki? Şehir merkezinin bitmek bilmeyen hengamesi, kalabalık sokakları, çok yüksek kira ve yaşam fiyatları insanları şehir dışında yaşamaya iten başlıca sebeplerden. Hatta bu konuyla ilgili olarak lifeafterlondon.com isimli bir site kurulmuş. Bu sitede Londra’dan taşınmak isteyen insanlar birbirleriyle fikir alışverişinde bulunup nereye taşınacaklarına karar kılıyorlar.

Bunların da ötesinde taşınacak olanlara taşımacılık ve yeni ev konusunda yardım eden insanlar da mevcut. Kısacası bu konu üzerine kurulmuş şahane bir site. Londra çevresindeki şehirler hakkında derinlemesine bilgi alıp, hangi şehre taşınacağına karar verebilirsiniz. Ayrıca şehirlerin Londra ile olan bağlantılarının yanı sıra şehirlerdeki hayat hakkında da bilgi alabilirsiniz.

Londra’da iş sahibi olup Londra dışında yaşayanların başlıca tercihleri ise; Essex, Kent, Hampshire, Hertfordshire, Northamptonshire, Suffolk, Surrey ve West Sussex. İnsanların bu vilayetleri seçmelerinin başlıca sebebi ulaşım kolaylığı. Bu sınırlar içerisinde bulunan şehirlerden genellikle Londra merkezine direkt olarak ulaşım bulunmakta ve bir çoğu 1 saat kadar sürmekte. İşe gidip gelme konusunda kişilere göre kimi zaman bu yol 2 saate kadar çıkabilmektedir. Ancak genel talep maksimum 1.5 saat içerisinde iş yerinden eve varabilmek yönündedir.

Şehir merkezinde evi başkasıyla paylaşarak sadece bir oda için ödeyeceğiniz ücret şehir dışında tek başına yaşayabileceğiniz bir evden daha pahalıya gelebilir. Her günün 2 saatini yolda geçirmeyi göze alarak kendi evinizde kafanızı dinleyerek bir hayat kurmak ve yaşamak mümkün. Ayrıca İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan insanlarımız için bu olay zaten alışılmış bir durum. Mecidiyeköy’de çalışıp Beylikdüzü’nde oturmak gibi düşünün. Mecidiyeköy’de güneş görmeyen kötü evlere bir dünya para vermek yerine daha uygun fiyata günde sadece 2 saatinizi yola ayırarak Beylikdüzü’nde yaşamayı seçmek gibi. Hem eviniz daha güzel olur hem o kalabalıktan kurtulmuş olursunuz hem de para tasarrufu sağlamış olursunuz.

Üstelik İngiltere ve Londra’da İstanbul’un hengamesi, düzensizliği, trafik sıkışıklığı ve güvenlik sorunlarının hiçbiri yok. Burda 1 saatlik yol İngilizler’e uzun gelir fakat İngiltere’deki tren, metro ve otobüs ağı o kadar iyi ve o kadar güvenlidir ki biz Türkiye’den gelenlere bu mu uzak yol bu yolda ne varki dedirtir.

Örneğin Londra 1 ve 2. bölgelerde oda fiyatları aylık 500 sterlin artı faturalar olarak başlar. Hatta 1. bölgede aylık 600 sterlinden daha ucuza bir oda bulursanız kaçırmayın. Ama örneğin Londra’ya toplu taşımayla sadece 1 saat mesafede bulunan Kent vilayetinde ise fiyatlar oldukça uygun. 2 ya da 3 yatak odalı daireler aylık 600 sterlinden başlıyor. Durum böyle olunca da insanlar şehir merkezinde yüksek fiyata tek bir odada yaşamaktansa 1 saatlik mesafede biraz daha fazla verip kendi dairesini tutabiliyor.

Gelelim ulaşım masraflarının ne kadar olduğuna. Öncelikle işe kendi arabanızı kullanarak gidiıyorsanız bir hesap yapalım. İş yerine 30 km mesafede otursanız her gün git gel 60 km yol yapar. 60 kilometrede 5 litreye yakın benzin yaksa 6 sterlin yapar. Haftada 5 gün işe giden birisi için aylık 120 sterlin ulaşım masrafı olur. Eğer ki aylık toplu ulaşım kartı -Oyster kart- alırsanız aylık 81.5 sterlin ödersiniz. Zaten şehrin neresinde olursan olun bu kartı satın alacağınız için ek bir masraf teşkil etmiyor.

Durumu özetleyecek olursam, Londra merkezinde fiyatlar çok yüksek olduğu için daha iyi bir hayat yaşamak adına insanlar şehre 1-1.5 saat mesafedeki şehirlerde kalıp hayatlarını devam ettiriyorlar. Yol masrafı ve yolda geçirilen süre biraz fazla gibi görünse de büyük şehirde yaşamış olan insanlar için alışılmış, diğer insanlar için zamanla alışılabilecek bir durum. Bu sayede hem tasarruf edip hem de daha nezih bir çevrede yaşamak mümkün. Umarım siz de çalıştığınız yere maksimum 1 saat mesafede güzel bir yer bulup orada yaşayabilirsiniz.

***

Bu yazıda İngiltere’de kalacak yer arama, bulma ve sonrasında nelere dikkat edeceğinize dair detaylı bilgiler vermeye çalıştım.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
ingiltereonline.com eposta listesine katılın, yeni yazı ve duyurulardan haberdar olun!
Eposta Listesine Katılmayı Onaylıyorum