İngiltere’de Özgeçmişe Neler Yazılmaz?

İyi bir CV yani özgeçmiş hazırlamak iş bulmanın ilk ve en temel adımıdır. Recruiter yani bizdeki ismi ile İK’cı hergün yüzlerce özgeçmişe bakar ve bu bakma işleminin ilki genelde 20 saniye kadar süren şöyle bir bakmaktır. CV düzgün bir CV ise ve iş tanımında yer alan anahtar kelimeler özgeçmişte varsa recruiter CV’ye daha detaylı bakmaya karar verir.

CV çok uzun olmamalı, işi almaya yönelik ve neler bildiğinizden çok bildiklerinizle neler yaptığınızı anlatabilmelidir. Örneğin 3-4 programlama dili ya da programlama aracı bilmektense 1 tanesini iyi bilip bununla daha önce çalıştığınız şirketlere pozitif katkılar yapıp para kazandırdıysanız ya da şirkete tasarruf ettirerek kar ettirdiyseniz bu durum CV’de çok dikkat çekicidir.

CV’de neler olmasını herkes az çok bilir ve internette bu konudaki kaynaklardan faydalanarak CV yazar. Peki CV’de neler olmamalı? İngiltere’de CV’ye neleri yazmamalısınız? Burda İngiltere diyorum ama bu Avrupa ve Amerika’da temelde çok benzerlik arzeder.

CV’ye:

  • Yaş
  • Cinsiyeti belli edecek herhangi birşey
  • Evli misiniz bekar mı yani medeni hal
  • Doğum tarihi
  • Doğum yeri
  • Etnik köken
  • Nationality yani hangi ülkenin vatandaşısınız
  • Adres
  • Hobiler
  • Fotoğraf

yazılmaz veya koyulmaz. Bunları Türkiye’de yaptığınız iş başvurularına yazıyor olabilirsiniz. Herkes yazıyor çünkü Türkiye’de işverenler bunlara çok meraklı.

Türkiye’de sözde işe başvuran adayı tanıyacağım ayağına ayrımcılık ve önyargının her türlüsü uygulanır. Hatta iş görüşmesinden sonra aday hakkında bir ton dedikodu da yapılır.

Eğer aday kadın ise işe alımı yapacak müdür, patron veya İK’cısı kadın güzel mi çirkin mi gibi muhabbetler de yapar. Bunu herkes inkar eder ama yaygındır.

İngiltere’de yukarda saydıklarım tehlikeli alanlardır. Hem CV’de yazılmaz hem de iş görüşmesinde sorulmaz. Hiçbir adaya kaç yaşında olduğu sorulmaz, sorulamaz. Aynı şekilde ayrımcılığa yol açabilecek hiçbirşey sorulmaz.

Bu Yazı da Hoşunuza Gider ===>  İngiltere Ankara Anlaşması Vizesi Nedir?

Peki ya hobiler? İnsanlar sosyal kişileri işe almak isterdi hani? Türkiye’de patronlar hep buna vurgu yapar hatta bu konuda övünürler. Bunu yaparken amaçları -bak biz insanları kırbaçlayarak çalıştırmıyoruz, şöyle sosyal ortamımız var, böyle sosyal ortamımız var- mesajı vermektir.

Ama proje yetişmeyince görürüm ben sizi der insan. Proje yetişmeyince çözüm bellidir: fazla mesai. Herkes fazla mesaiye kalır, şirket fazla mesai ücreti ödemez, sadece yediğiniz pizzanın parasını öder.

Hobiler İngiltere’de sorulmaz, İngilizler ilgilenmezler. Nerde kiminle ne zaman ne yaptınız, hangi hobileriniz var, güzel resim yapıyor musunuz, güzel şarkı söylüyor musunuz, çok güzel dağa tırmanıyor musunuz, boş zamanlarınızda fotomodellik yapıyor musunuz, kaktüs ağaçları üzerine bir bloğunuz var mı, gezmeyi sever misiniz, amatör peynir yapımcısı mısınız, herkes gibi siz de fotoğrafçı mısınız vs. gibi hobilerinizi iplemezler.

İşinizi ne kadar iyi yaptığınıza odaklıdır mesele. Bir İngiliz şirketi bunlarla olması gerekenden daha fazla ilgili ise o şirkette bir sakatlık var demektir, bunu bir işaret kabul edebilirsiniz. Eğer böyle bir durum varsa o şirkette işten çok laf ve şov yapılıyordur, dikkat etmekte fayda var.

Türkiye’de CV’lere koyulan fotoğraf ayrı bir hikayedir. İngiltere’de CV’lere kesinlikle fotoğraf koyulmaz. CV’sine fotoğraf koyanlar genelde Türkler, Romenler, vs. gibi ülkelerden gelirler ama onlar da burda olan biteni kısa zamanda çözüp CV’deki fotoğraflarını kaldırırlar.

İngiltere’de CV’ye fotoğraf koymak çoğu zaman dalga konusu olur, recruiter ya da firmanın İK’cısı “aaa bak fotoğrafını koymuş” der arkadaşlarına gösterir ve hep birlikte gülerler. CV’deki fotoğraf İngiltere’de bu kadar komik bir konudur.

Bu yazıyı beğendiniz mi?
ingiltereonline.com eposta listesine katılın, yeni yazı ve duyurulardan haberdar olun!
Eposta Listesine Katılmayı Onaylıyorum